HABER AKIŞI

Son John!.

 Tarih: 11-01-2019 09:31:02
Konuk Yazar-Bekir HAZAR

ADAM Amerikalı... Beyaz Saray'dan çıkmıyor. ABD'nin Ulusal Güvenliği'nden sorumlu... Ankara'ya geliyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istiyor. Başkan geri çeviriyor.
"Muhatabım değilsin" diyor. Şimdi Amerika bu durumu tartışıyor. "Aşağılandık mı aşağılanmadık mı" diye. Medyada başlıklar yorumlar gırla gidiyor. "Erdoğan, Bolton'u azarladı" diyenler, "Küçük düşürüldü" diye eklemeler yapanlar...
Ardından "Vallahi küçük düşürme yok" diye Beyaz Saray'ın resmi yayın organına kadar açıklama yapan yetkililere kadar ağzı olan konuşuyor...
E tabii ki bunlar normal şeyler...
Konuşacaklar... Tartışacaklar. Zira artık Türkiye o IMF memurları ile yönettikleri Türkiye değil... Amerika'dan yardım isterken, Bakanlık koltuğunda oturan kişileriyle ABD elçisine "6. Filo Türkiye'ye geldiğinde genelevlerimizde kızlarımızı hamama götürüp, yıkayıp allayıp pullayıp pakladığımız günlerin hatırına bize para verin" diye yalvardığı ülke de değiliz artık.
Biz artık büyük bir ülkeyiz. Pazarlık masalarında sürahi de değiliz. Gerektiğinde masaları devireniz. Bu yüzden hem biz hem de dünya buna alışacak.
Önceki gün Nişantaşı'nda bir işadamı ile sohbet ettik. Geçmişte Almanya Dışişleri Bakanları'ndan birinin eşiyle kendisini ziyarete geldiğini söyledi. Alman Bakan "Kıbrıs sizin için ne demek" diye soruyor. Türk işadamı "Oraya biz Yavru Vatan diyoruz. Yani o bebeğimiz. Siz bebeği verin diyorsunuz. İnsan bebeğini satar mı" cevabını veriyor. Alman Bakan "Vallahi sizin tüm siyasilerinizle görüştüm böylesine açık ve anlaşılır bir tanım yapana rastlamadım. Ne güzel tarif ettiniz" diyor.
Yıllar önce anlaşılmaz liderlerimiz vardı.
Mesela Ecevit, Clinton ile görüşürken ABD Başkanı "Türkiye Balkanlar'dan Kafkaslara, Ortadoğu ve Afrika'dan Asya'ya kadar her yerde büyük bir nüfuza sahip. Gelin birlikte iş yapalım" diyordu.
Ecevit bu çağrıya "Türkiye laiktir, laik kalacak" cevabı verince, Clinton'un gözleri faltaşı gibi açılıyor, hiçbir şey anlayamıyordu.
Bugün anlaşılır ve netiz. İsrail Başbakanı Netenyahu'nun yanından Suriye'deki PKK'lılara güvenceyi önşart olarak koşan John Bolton'u Başkan Erdoğan kapıdan sokmadı. "Bize İsrail'den ayar vermeye kalkamazsın" diyerek tokadı indirdi.
Zaten John Bolton, 15 Temmuz gecesi ekranlara çıkıp "Darbe başarılı olursa Erdoğan'ın Osmanlıyı geri getirme planları suya düşer" demiş darbecileri desteklemişti. Hatta "Darbe başarısız olursa Türkiye Ortadoğu'nun baskın gücü olacak" diye ağlamıştı. Adam ağlamakta haklı... Çünkü Ankara'ya gelince Baskın GÜCÜ ve attığı tokadı gördü. İsrail PKK'yı besliyor, koruyor, eğitiyor, yaşatmak için çırpınıyor. John Bolton'a ne oluyor derseniz geçmişine bakmanız lazım. Adam İsrail lobisinin en etkili isimlerinden biriydi.
İsrail yanlısı enstitülerde başkanlık bile yapmıştı. Hatta Siyonizm'e Hizmet Ödülü bile almıştı. İsrail'in PKK'sı için tabii ki ağlayacak bunun karşılığında da Ankara'da tokadı yiyecekti. Zaten bu ağlak adamdan Trump da nefret ediyor. New York Times dün aynen böyle yazıyor. Şimdilik derin devletin kullanmak için Beyaz Saray'a yerleştirdiği bu John Bolton'a, Trump'ın "Mike" diye hitap ettiğini öne sürüyor.
Yani adını bile bilmiyor. Trump'ın Mike'ı, Amerika'nın John'u sözleriyle İsrail'e hizmet ediyor, ardından Ankara'da enseye tokadı yiyor. Biz böyle ne John'lar gördük son dönemde. İsrailsever olarak geldiler bu ülkeye sonrasında topuklayıp, kaybolup gittiler. Dedik ya... Türkiye artık ithal memurlarla yönetilen bir ülke değil diye. Nitekim Önemli araştırmalarıyla dikkat çeken 'Global Firepower' adlı şirketin haber portalında dün ilginç bir analiz yer alıyordu. Aynen şöyle diyordu;
"Dünyanın en güçlü ordusuna sahip 8 ülkesinden biri olan Türkiye, Avrupa'da da İngiltere, Fransa, Rusya ile birlikte en güçlü ülke konumunda.
O nedenle Türkiye'nin anlaşmada olmadığı hiçbir konu ne Avrupa'da ne Ortadoğu'da ne de Afrika'da sonuçlanmaz. Türkiye'nin özelikle Afrika ve Ortadoğu'daki itibarının son 10 yılda artması, ordusunun da güçlenmesi dünyada tüm savunma bakanlıklarında konuşulan bir olgu olarak karşımıza çıkıyor." Bu analizi Ankara da küçültülen SON JOHN'a armağan ediyorum..

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
LİNKLER
Yukarı