HABER AKIŞI

Eski camiler hayat merkeziydi

 Tarih: 10-06-2019 08:36:05
Konuk Yazar-Yavuz BAHADIROĞLU

Eskiden camiler sadece “namazgâh” değil, aynı zamanda “Yaşam Merkezleri”ydi: İnsanlar camilerin etrafında yoğunlaşır, hayat cami çevresinde şenlenip renklenirdi...

Zaten büyük camiler, “külliye” dediğimiz, her türlü ihtiyaca cevap verecek şekilde tasarlanmıştı.

Merkezde “Beytullah” (Allah’ın evi) olarak tanımlanancami... 

Caminin çevresinde darüşşifa (hastane ve tıp fakültesi), sıbyan mektebi(ilkokul), medrese (üniversite), imaret (fakirlerin ücretsiz yiyip içtikleri yer), hamam (temizlik ve su medeniyetinin şubeleri), han (otel) yahut kervansaray(büyük otel), kütüphane (en olmazsa olmazlardan biri), türbeler (hayatla ölümün iç içe girdiği yerler), tekke, zaviye, dergâh (yürek eğitimi veren kurumlar)...

Çevresinde kıraathane (hem okuma evi, hem de kahvehane), bedesten (değerli kumaşlar, mücevherler ve buna benzer kıymetlerin satıldığı üstü kapalı çarşı) ve bakkal, manav, terzi, bakırcı, berber, ayakkabıcı esnafı...

Anlayacağınız, şimdiki AVM’lerin işlevini, geçmişte cami merkezli külliyeler görüyordu. Meselâ, alışveriş ihtiyacı camilerin çevresindeki dükkânlardan karşılanıyordu. Yıkanmak için caminin yanındaki hamam tercih ediliyordu. Kitap okuma ihtiyacı cami kütüphanesinden karşılanıyordu, Mektup/dilekçe yazdırmak ya da elindeki yazma kitabı çoğalttırmak isteyen, cami avlularını mekân tutmuş hattatlardan yardım alıyordu...

Eski camilerin fonksiyonlarını da şöyle özetleyebiliriz...

İbadethâne: Toplu veya kişisel ibadetlerin yapıldığı yer...

İstirahathâne: Dolaşmaktan yorulan insanların mola verip dinlendiği, hatta namaz vaktine kadar uyuduğu yer...

Sohbethane/Muhabbethane: Mahallenin sorunları camide görüşülür, caminin sohbethânesinde halk sohbetleri olurdu...

Buluşma yeri: İnsanlar birbirlerine camide randevu verir, “Öğle namazında filan camide buluşalım” derlerdi...

Yol tarif: Eski camiler bir nevi navigasyon işlevi de görürdü. Yol tarif ederken, camiyi merkez alırlardı: “Filan caminin köşesinden sağa dön, falan camiyi geç, soldaki sokağa gir...” (şimdi aynı işlevi alışveriş merkezleri görüyor)...

Nikâh Sarayı: Nikâh camilerde kıyılır, bu da resmi ve dini nikâh anlamına gelirdi...

Yaygın Eğitim Kurumu: Her direğin altında bir müderris (profesör) ders yapar, medrese talebelerinin yanı sıra halk da bu derslerden yararlanırdı. Böylece, camiler aracılığıyla “yaygın eğitim” sağlanırdı...

İstişare Merkezi: Sorunlar camiye taşınır, imam ve cemaatle istişare yapılır, çözüm üretilirdi...

Kültür Merkezi: Büyük camilerde, her namaz öncesi mutlaka va’z-u nasihat olur, konular genellikle hayatın içinden seçilirdi...

Sanat Merkezi: Kubbeler ve duvarlar müthiş bir estetik anlayışla inşa edildiği içinseyrine doyum olmaz, her duvar anlamlı bir tabloya dönüşüp kendini dikkatli gözlerin önünde sergilerdi. Ayrıca hat ve süsleme sanatlarının en nadide örnekleri camilerdi.

Öyle ki, sanat ve estetikten anlayan müdavimler, camide mümkün olduğu kadar fazla kalır, zamanın büyük kısmını orada geçirmeye bayılırlardı.

İnsanlar camilere sadece namaz kılmak için değil, aynı zamanda “yaşamak” ve “seyretmek” içinde giderlerdi. 

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
LİNKLER
Yukarı