HABER AKIŞI

“Parçalayıp yok ettiler!”

 Tarih: 02-11-2018 10:16:31
Konuk Yazar-Yavuz BAHADIROĞLU

Kimi?..

Cemal Kaşıkçı’yı...

Nerede?

Suudi Arabistan başkonsolosluğunda!

Önce çağırdılar... O da evlilik muameleleri için kalktı, gitti. Gidiş o gidiş, bir daha dışarı çıkamadı.

Suudi Arabistan tarafı sürekli yalan söyledi...

“Çıktı” dediler, oysa çıkmamıştı, sadece o izlenimi vermek için dublör kullanmışlardı.

Acemi dublör kameralara yakalandı.

Türkiye, başkonsoloslukta ve başkonsolosun evinde kriminal inceleme yapmak istediyse de günlerce oyaladılar.

Bu arada başkosolosluk binasını boyattılar, ardından profesyonel ekiplere temizlettiler, muhtemelen bu cinayette kullanılan arabaları uzak bir otoparka sakladılar, yetmedi oto kuaförüne onları da temizlettiler.

Her şey herkesin gözlerinin önünde cereyan ediyordu, ama kimse bir şey yapamıyordu. Diplomatik dokunulmazlık işe yaramıştı.

Nihayet cinayeti inkâr edemeyecek hale geldiklerinde, “şaka gibi” bir itiraf geldi: “Cemal Kaşıkçı, itiş-kakış esnasında ölmüş”tü.

Suudi Başsavcı geldi, gitti: Hiçbir şey değişmedi.

Derken bizim Başsavcı bir açıklamada bulundu: “Boğduktan sonra parçalayıp yok ettiler!”

Bu ne korkunç, ne iğrenç bir cinayet! Üstelik bizim ülkemizde işlendi.

“Suudi toprağı” sayılan binada.

Diplomatik dokunulmazlığın sınırlarını çizenler, böyle bir canavarlığı tasavvur edemediklerinden olacak, istisna getirmemişlerdi.

Suudiler bundan yararlandı: Bu yüzden iki uçakla gelen Suudi katiller, ellerini-kollarını sallayarak ülkelerine dönebildiler.

Başkonsolos denen “Başkatil” de elini-kolunu sallayarak çekti gitti.

Şimdi kaldık mı biz bize?..

Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi dışında bildiğimiz üç şeyden biri boğulduğu, ikincisi cesedinin parçalara bölündüğü, üçüncüsü parçaların kaybedildiği...

“Boğuldu, parçalandı, yok edildi!” manşetini çeken Karar Gazetesi, olayı iyi özetlemiş...

Şimdi Türkiye, vermeyeceklerini bile bile failleri istiyor...

Vermeyecekler, çünkü bu kendi kalelerine gol atmak olur...

Kendi kendilerini ele vermek olur.

Zamana oynayacaklar. Nasılsa Amerika, İsrail ve bazı Arap ülkelerini arkalarına aldılar. Suudi Arabistan yöneticileri Amerika’nın, bazı Arap ülkeleri de Suudi Arabistan’ın “hık” deyicisi...

Bir de Kral Selman, Yavuz Sultan Selim’in “Hadim-ül Haremeyn” (Haremin hizmetkârı) unvanını kullanıyor...

Dünya ne hallere düştü!

“Hata ettik!”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İstanbul’u perişan eden gökdelenler konusunda “Hata ettik” diyor: “Bunları artık yapmayacağız. Evet biz de kendi içimizde hatalar yaptık. Ancak bundan sonra yatay mimaride ve sosyal donatıları olan projeler yapmak zorundayız”.

Yanlış mı hatırlıyorum acaba, Sayın Kurum bundan önce Emlak Konut GYOGenel Müdürü değil miydi?

Sayın Cumhurbaşkanımız da bir süre önce aynı konuda konuşmuş, “İstanbul’a ihanet ettik” demişti.

Ben, “ba’d-el harab-ül İstanbul” dışında hiçbir şey demiyorum!

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
LİNKLER
Yukarı